Jeotermal EnerjiEnerji

Türkiyenin Jeotermal Enerji Potansiyeli ve Kurulu Gücü

Jeotermal Enerji Nedir?

Jeotermal kelime anlamı olarak “jeo” yerküre ve “termal” de ısı anlamına gelir. Bilindiği gibi jeotermal enerji yeni, yenilenebilir, sürdürülebilir, tükenmez, ucuz, güvenilir, çevre dostu, yerli ve yeşil bir birincil enerji kaynağı olması bakımından oldukça önemlidir.

Yenilenebilir enerjiler, gezegenimizin geleceğine, atmosfere ve çevreye zarar vermeksizin, artan enerji ihtiyacını karşılamakta ve teknolojik gelişmelere imkân sağlamaktadır. Yer altındaki güneş olarak da bilinen jeotermal enerji önde gelen bir yenilenebilir enerji kaynağıdır ve bu yerli kaynak gerekli hassasiyet gösterildiği takdirde dünyada en çevre dostu enerji türlerinden biri olarak bilinmektedir. Tanım olarak;

Jeotermal kaynak, jeolojik yapıya bağlı olarak yerkabuğu ısısının etkisiyle sıcaklığı sürekli olarak bölgesel atmosferik yıllık ortalama sıcaklığın üzerinde olan, çevresindeki sulara göre daha fazla miktarda erimiş madde ve gaz içerebilen, doğal olarak çıkan veya çıkarılan su, buhar ve gazların elde edildiği yerlere denir.

Jeotermal sistem, jeotermal alan oluşumunu gerçekleştiren; beslenme alanı, akışkan, ısı kaynağı, rezervuar bölgesi, örtü kaya ve boşaltım alanının tümünü içeren, jeotermal kaynak veya doğal mineralli suların çıkarıldığı, özel jeolojik yapısı, hidrojeolojik ve kimyasal özellikleri olan sisteme verilen isimdir. Tektonizmanın yarattığı kırık ve zayıflık zonlarından kabuk içerisinde sığ derinliklere veya yer yüzüne kadar ulaşan magma faaliyetleri jeotermal sistemin ısı kaynağını oluşturur.

Türkiye’nin Jeotermal Enerji Potansiyeli

Türkiye jeotermal enerji kaynakları bakımından oldukça zengindir ve dünya jeotermal ısı ve kaplıca uygulamaları sıralamasında Çin, Japonya, ABD ve İzlanda’dan sonra beşinci sırada yer almaktadır.

Türkiye konum itibariyle jeotermal enerjide büyük bir potansiyel olmasına rağmen, bu potansiyeli yeterli düzeyde kullanamamaktadır. Türkiye’de kullanılan toplam enerjide, jeotermal enerjinin payı yüzde 2 dolaylarındadır. Son yıllarda yapılan büyük yatırımlar sayesinde Türkiye, jeotermal elektrikte sektörel baz da en hızlı gelişim gösteren ülke olmuştur.

1990’lı yıllardan 2004 yılına kadar uygulanan politikalardan dolayı durma noktasına gelen jeotermal enerji arama çalışmalarına hız verilmiş ve sondajlı jeotermal enerji aramaları 2.000 metrelerden 28.000 metrelere, jeotermal enerji aramaları için MTA Genel Müdürlüğüne sağlanan ödenek ise yaklaşık 10 katına çıkarılmıştır.

2005 yılından itibaren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının desteğiyle, mevcut kaynakların geliştirilmesi ve yeni kaynak alanlarının aranması çalışmalarına ağırlık verilmesi nedeniyle, 2004 sonu itibari ile 3100 MWt olan kullanılabilir ısı kapasitesi, 2018 yılı Aralık sonu itibari ile ilave 1900 MWt ısı enerjisi artışı ile 5000 MWt’e yükselmiştir. MTA tarafından 173 adet olan keşfedilmiş jeotermal saha sayısı da sondajlı aramalarla 10 adedi elektrik üretimine uygun olan yeni sahaların keşfiyle 239 sahaya çıkarılmış olup, bugüne kadar toplam 634 adet, 412.250 metre sondajlı arama çalışması yapılarak doğal çıkışlar dahil açılan kuyularla yaklaşık 5000
MWt ısı enerjisi elde edilmiştir.

2008 yılında, Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanununun yürürlüğe girmesi ve özel sektörün de jeotermal arama, geliştirme ve yatırım çalışmalarında devreye girmesiyle;

  • Elektrik üretimine uygun saha sayısı 2002 yılında 16 iken 2018 yılında 25 adede çıkmış.
  • Sera ısıtması 2002 yılında 500 dönüm iken 2019 yılında 4052 dönüme çıkmış, % 710 artış olmuştur.
  • Konut Isıtması 2002 yılında 30.000 konuttan 2019 yılında 125.000 konut eşdeğerine çıkmış, % 316 artış olmuştur.
  • Elektrik Üretimin de kurulu güç 2002 yılında 15 MWe iken 2019 yılında 1304 MWe çıkmış, % 8600 artış olmuştur.
  • Ülke Görünür ısı kapasitesinde ise 2002 yılında 3000 MWt’den 2019 yılında 35.500 MWt’e (özel sektörle birlikte) çıkmış, % 1083 artış sağlamıştır.

2020 yılı itibariyle jeotermal enerji santralleri kurulu gücü aşağıdaki çizelgede verilmiştir.

DurumGüç (MWe)Oran
Devrede1.515%69,0
Kurulumu devam eden167%7,6
Üretim lisansı alınan60%2,7
Önlisans alınan417%19,0
Proje aşamasında38%1,7
TOPLAM2.197%100
Jeotermal Enerji Santralleri Kurulu Güç ve Proje Kapasiteleri

Yapılan araştırmada jeotermal enerji toplam kurulu gücün ülkelere göre dağılımı ise aşağıdaki grafikteki gibidir:

jeotermlade dünya
Türkiye’de Jeotermal Kaynaklar" class="index-title">

Türkiye’de Jeotermal Kaynaklar

Ülkemizin jeotermal potansiyeli oldukça yüksek olup, potansiyel oluşturan alanların % 78’i Batı Anadolu’da, % 9’u İç Anadolu’da, % 7 si Marmara Bölgesinde, % 5’i Doğu Anadolu’da ve % 1’i diğer bölgelerde yer almaktadır. Jeotermal kaynaklarımızın % 90’ı düşük ve orta sıcaklıklı olup, doğrudan uygulamalar (ısıtma, termal turizm, çeşitli endüstriyel uygulamalar vb.) için uygun olup, % 10’u ise dolaylı uygulamalar (elektrik enerjisi üretimi) için uygundur.

Türkiye, Alp-Himalaya orojenik kuşağı üzerinde bulunmasıyla bağlantılı olarak, orojenik magmatik ve volkanik aktivitelerin çok olması nedeni ile jeotermal açıdan büyük bir potansiyele sahiptir. Ülkemizde aktif faylara ve volkanizmaya bağlı olarak başta Ege Bölgesi olmak üzere, Kuzeybatı, Orta Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 600’ün üzerinde jeotermal kaynak bulunmaktadır.

Türkiye’de jeotermal enerji araştırma ve geliştirme çalışmaları 1962 yılından beri MTA tarafından yürütülmektedir. Bu tarihten günümüze kadar MTA’nın jeotermale yönelik yaptığı jeolojik, jeofizik, jeokimya ve sondaj çalışmaları sonucunda sıcaklığı 35 ºC’nin üzerinde olan 170 jeotermal sahanın varlığı ortaya konulmuştur. Bu sahalardan 161 tanesi orta ve düşük sıcaklıklı olup, ısıtma, endüstriyel proses ısı kullanımına ve kaplıca turizmine uygundur. Batı bölgemizde bulunan diğer 9 jeotermal saha ise yüksek sıcaklıklı olup, yeni teknolojilerin kullanılması ile elektrik üretimine uygundur.

Batı Anadolu’daki jeotermal sistemler genelde yüksek sıcaklığa sahip olup, açılma tektoniğine bağlı olarak grabenlerde yer alırlar. Doğu-batı ve kuzeybatı-güneydoğu doğrultulu genç grabenlerde yer alan jeotermal sistemlerin en önemlileri Menderes ve Gediz grabeni içinde gelişmiştir. Bu grabenleri oluşturan diri faylar hem jeotermal yönden, hem de depremsellik yönünden aktiftirler.

blank
Jeotermal Kaynaklar ve Uygulama Haritası

Menders grabeni içinde, Türkiye’nin en yüksek sıcaklığa sahip Denizli-Kızıldere jeotermal sahası (242 ºC), Aydın Germencik jeotermal sahası (232 ºC), Aydın-Salavatlı jeotermal sahası (171 ºC), Aydın-Yılmazköy-İmamköy jeotermal sahası (142 ºC) bulunmaktadır. Gediz Grabenin’deki jeotermal alanlar; Manisa Salihli Caferbeyli sahası (155 ºC), Manisa-Salihli-Kurşunlu sahası (96 ºC), Manisa-AlaşehirKavaklıdere sahası (116 ºC) ve Manisa-Turgutlu-Urganlı sahası (86 ºC) dir. Benzer graben sisteminde gelişen Kütahya-Simav jeotermal sahası (162 ºC) ve Kütahya-Gediz –Abide jeotermal sahası (97 ºC)’da yüksek sıcaklıklı sahalar arasındadır. Çürüksu Garbeni içindeki, Gölemezli jeotermal alanı (65 ºC), Karahayıt sahası (55 ºC) ve Pamukkale (35 ºC) sahası genelde düşük sıcaklıklara sahiptir. Ancak Gölemezli sahasında MTA tarafından sürdürülen sondaj çalışmasında yüksek sıcaklık beklenmektedir.

Batı Anadolu’daki diğer jeotermal sistemler kuzeydoğu-güneybatı doğrultulu grabenler ve volkanik aktivitelerin bulunduğu alanlarda yer alırlar Bu jeotermal alanlar İzmir-Seferihisar sahası (153 ºC), İzmirBalçova sahası (130 ºC), İzmir-Dikili sahası (130 ºC), İzmir-Aliağa sahası (96 ºC) ve İzmir-Çeşme jeotermal sahası (62 ºC)’dır. Bu sahaların dışında Batı Anadolu’nun kuzey kısmındaki Çanakkale-Tuzla jeotermal sahası (174 ºC),
Balıkesir-Bigadiç sahası (95 ºC), Balıkesir-Hisaralan sahası (100 ºC) ve Balıkesir-Gönen sahası (80 ºC) önemli jeotermal alanlardır. Ege bölgesinde sıkışma tektoniği ve genç volkanizmaya bağlı olarak daha düşük sıcaklıklı Manisa-Saraycık (74 ºC) ve Manisa-Kula-Emir jeotermal alanları da (63 ºC) bulunmaktadır.

Orta Anadolu’daki jeotermal sistemler genelde volkanik aktivitelere bağlı olup, Batı Anadolu’ya göre daha düşük sıcaklıklara sahiptir. Bu jeotermal alanlar; Ankara-Kızılcahamam sahası (86 ºC), Kırşehir Terme sahası (57 ºC), Afyon-Ömer-Gecek sahası (98 ºC), Afyon-Sandıklı sahası (70 ºC), Nevşehir Kozaklı sahası (93 ºC), Aksaray-Ziga sahası (65 ºC), Sivas-Sıcak Çermik sahası (49 ºC) ve Yozgat-Sorgun sahası (75 ºC)’dır.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da volkanik ve tektonik aktivitelere bağlı olarak gelişen önemli jeotermal alanlar; Van-Erçiş sahası (80 ºC), Ağrı-Diyadin sahası (78 ºC), Bitlis-Nemrut sahası (59 ºC), Diyarbakır-Çermik sahası (51 ºC) ve Urfa-Karaali (49 ºC) sahalarıdır. Kuzey Anadolu’da doğrultu atımlı Kuzey Anadolu Fayı boyunca gelişen önemli jeotermal alanlar; Sakarya-Akyazı sahası (84 ºC), Bursa-Çekirge sahası (82 ºC), YalovaArmutlu sahası (77 ºC), YalovaTerme sahası (66 ºC), Çankırı-Kurşunlu sahası (54 ºC), Tokat-Reşadiye sahası (47 ºC), Bolu-kaplıca 26 sahası (45 ºC) dır. Bu sahaların dışında Doğu Karadeniz’de Rize-Ayder jeotermal sahası (56 ºC) bulunmaktadır.

Kaynak
1
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı!

Sitemizin gelişmesine katkı sağlamak ve size daha iyi bir hizmet sunabilmek için lütfen kullanmış olduğunuz eklentiyi kapatın ve sayfayı yenileyin.